17 Temmuz 2008 Perşembe

dünyaca ünlü bestekarlar

Wolfgang Amadeus Mozart
Wolfgang Amadeus Mozart (Johannes Chrysostomus Wolfgangus Theophilus Mozart) (d. 27 Ocak 1756 - ö. 5 Aralık 1791)Klasik Batı Müziği'nin, en üretken ve en etkili bestekarlarından biridir. Yapıtları, senfonilerin, konçertoların, oda orkestralarının, piyanonun, operanın ve korolu müziklerin kaderini değiştirmiştir. 35 yıllık ömrüne 626 eser sığdırmıştır. Mozart Avrupalı bestekârların en popülerlerindendir ve birçok eseri standart konser repertuarlarında kullanılır. Günümüzde müzik tarihinin en büyük dehalarından biri olarak kabul görmüştür.



Mozart çocukken
Mozart, Leopold Mozart ve Anna Maria Pertl Mozart'ın oğlu olarak Salzburg'da Getreidegasse 9'un ön odasında doğmuştur. Burası Salzburg Başpiskoposunun başkentidir. Günümüzde Avusturya'da bulunup, o dönemde Roma İmparatorluğu'nun bir parçasıdır. Kardeşleri arasında doğumdan sonra yaşayan sadece kız kardeşi, lakabı Nannerl olan, Maria Anna Mozart idi. Mozart doğumundan bir gün sonra St. Rupert Katedrali'nde vaftiz oldu. Vaftiz olduktan sonra ismi; Latince Joannes Chrysostomus Wolfgangus Theophilus Mozart oldu. Bu isimlerden ilk ikisi John Chrysostom, kilisenin rahiplerinden biriydi, ve bu isimleri günlük hayatında kullanmıyordu. İsmindeki dördüncü kelime Theophilus "Tanrı'nın sevdiği" manasındaydı, Mozart'ın hayatı süresince de birçok kez Amadeus (Latince), Gottlieb (Almanca), Amadé (Fransızca) tercüme edildi. Mozart'ın babası Leopold oğlunun doğumunu yayımcı Johann Jakob Lotter'e "..çocuğun ismi Joannes Chrysostomus, Wolfgang, Gottlieb'dir" diye haber verir. Mozart en çok üçüncü ismini tercih etti, ve süslü "Amadeus" ismini takip eden yıllarda kullandı.


Mozart'ın doğduğu ev
Mozart'ın babası Leopold Mozart (d. 1719 - ö. 1787) Avrupa'nın başlıca müzik hocalarından biriydi. İlgi çeken Versuch einer gründlichen Violinschule ders kitabı 1756'da; Mozart'ın doğduğu yıl yayımlandı. (Türkçesi, Keman Çalmanın Temel Prensiplerinin Bilimsel İncelenmesi) Kendisi Salzburg Başpiskoposunun orkestrasının şefiydi, ve oldukça başarılı bir enstrüman müziği bestekarıydı. Leopold bestekarlığı oğlunun olağanüstü müzik becerilerini gördükten sonra bıraktı. Bu ilk olarak Wolfgang 3 yaşındayken oldu, ve Leopold, Wolfgang'in başarılarından gurur duyararak, oğluna çok ağır bir şekilde müzik eğitimi verdi. Bu eğitiminde, klavye, keman ve organ gibi enstrümanları öğretti. Leopold sadece ilk yıllarında bu eğitimi verdi. Lopold'un Nannerl'in müzik kitabında, Wolfgang'in birçok besteyi 4 yaşında öğrendiğini ve ilk bestesini, küçük bir Adante (K. 1a) ve Allegro (K. 1b)'yi 1761'de henüz beş yaşındayken yazdığını söylemektedir
Ludwig van Beethoven
Ludwig van Beethoven (16 Aralık 1770-26 Mart 1827) Alman klasik müzik bestecisi..
Ludwig van Beethoven 1770 yılında Bonn’da mütevazı bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelmiştir. İlk müzik öğretmeni babasıdır. Alkolik bir müzisyen olan babasının Beethooven’a piyano eğitiminde çok sert ve acımasız davrandığı bilinir. Mutsuz bir çocukluk geçiren Beethoven, küçük yaşlarda ailesinin geçimine katkıda bulunmak için kilisede piyano çalarak çalışmaya başlamıştır.
1792 yılında Viyana’ya giden Beethoven klasik müziğin ünlü bestecisi Joseph Haydn’ın yanında çalışmaya başladı. Joseph Haydn kısa sürede Beethoven’ın üstün yeteneğini fark etti ve her konuda ona destek oldu. Beethoven, başlarda besteci olarak değil piyanist olarak adını duyurdu. Daha sonra yaptığı bestelerle klasik müziğin 19. yüzyılın sonuna kadar yaşayan tüm müzisyenlerini etkiledi.
Beethoven’ın dokuz senfonisi, beş piyano konçertosu, bir keman konçertosu, bir piyano, keman ve çello için üçlü konçerto, otuz iki piyano sonatı ve birçok oda müziği eseri bulunmaktadır. Sadece bir opera, Fidelio, bestelemiştir. İlk senfonisini 1800 yılında yapmıştır. 3. senfonisini, Eroica olarak da bilinir, Napolyon’a Avrupa’ya demokrasi getirdiği için adamıştır. Ancak daha sonra Napolyon kendini İmparator ilan ettiğinde bu adamayı geri almıştır. 9. senfoni ise en çok bilinen ve bugün Avrupa Birliği marşı da olan en çarpıcı senfonisidir.
Beethoven çok titiz çalışan bir müzisyendi. Müziği, ifade gücü ve teknik olarak çok üst seviyedeydi. Beethoven, Haydn ve Mozart’tan devraldığı prensipleri geliştirdi, daha uzun besteler yazdı ve daha tutkulu, dramatik eserler oluşturdu. Özellikle Op. 109 piyano sonatıyla Klasik müziğin Romantik Dönemini başlatmıştır.
Yaşamı boyunca sağlık problemleri çeken Beethoven 1801’de işitme problemleri yaşamaya başlamış ve 1817’de tamamen sağır olmuştur. Bu dönemden sonra sağırlığı müzik yaşamını hiçbir şekilde etkilememiştir. Hatta hepimizin çok iyi bildiği 9. senfoniyi sağırlık döneminde bestelemiştir.
1827 yılında 56 yaşındayken dünyaca tanınan bir besteci olarak ölmüştür ve cenazesine otuz bine yakın insan katılmıştır.
Yusuf Nalkesen
Vikipedi, özgür ansiklopedi
Git ve: kullan, ara
Yusuf Nalkesen, (d. Aralık 1923, Üsküp1 Ocak 2003, İzmir). Türk besteci.
Yedi kardeşin en küçüğü olarak Üsküp'ün İştip kasabasında dünyaya gelen Nalkesen'in ailesi, gördükleri etnik baskılar sebebiyle kısa bir süre sonra yeni kurulan Türkiye Cumhuriyeti'ne göç etme ihtiyacı hissetmişlerdir. Bu sebeple ailesiyle İzmir'e göçen Nalkesen, ilkokul ve üstün bir başarı gösterdiği ortaokulun ardından sınavsız olarak Necati Bey Erkek Muallim Mektebi'ne alınır. Bu yıllarda TRT radyosunun yayınlarını ve sanatçıların uğradığı kahvehanelerde yaptıkları fasılları kaçırmayan Nalkesen, Ağrı'nın Tutak ilçesine öğretmen olarak atanır. O yıllarda (1947-1948) eline geçen eski bir udla çalışmaya başlayan sanatçı, kendi kendine ud çalmayı öğrenir ve 8 saate varan çalışmaları sonucunda en zor saz eserlerini bile icra eder hale gelir.
1952 yılında açılan İzmir Radyosu Saz Sanatçılığı sınavıyla TRT kadrosuna giren Nalkesen; sabahları okula, ardında da programa giderek sanat tutkusunun peşinden koşar. 1970'li yıllara kadar bu tempoda devam eden sanatçı, artık bestelere ağırlık vermeye karar verir. Yıllar önce, 5 Eylül 1951 tarihinde yaptığı "Veda Busesi" bestesi büyük bir patlama yapar ve milyonların diline düşer. “İçimdesin”, “Söylemez mi Bestem?”, “Seninle Bir Sonbahar”, “Kimi Dertten İçermiş”, “Yalan Değil”, “Avuçlarımda Hala”, “Kapın Her Çaldıkça”, “Gitmek mi Zor?”, “Madem Küstün”, “Dargın Ayrılmayalım” ve “O Ağacın Altı” gibi sayısız unutulmaz şarkı besteler.
Nisan 1970'te öğretmenlikten emekli olan Nalkesen, bu tarihten sonra sanatçı sendikalarında daha faal bir rol oynamaya başlar. Bu yüzden TRT yönetimiyle de arası bozulur ve 13 Ağustos 1973 tarihinde bir genel müdürlük yazısıyla görevini son verilir. 23 yıl hizmet ettiği TRT'ye tazminat davası açan sanatçı, bu davayı kazanır. Maddi hak ve kıdem tazminatını kazanan Nalkesen, kırgın olduğu TRT'ye dönmez. Hatta yıllarca TRT'nin Fuar binasına ve sonradan taşındığı Kahramanlar binasına gitmez.
1948 yılı 10 ağustosunda Meliha Nalkesen’le evlenen sanatçı; İnci, Süleyman, Ebru ve Selçuk adlarında dört çocuk sahibi olur. Ancak en büyük çocuğu İnci'yi 22 Şubat 1982 tarihinde kaybeder.
Türk sanat dünyasının en önemli isimlerinden biri olan Nalkesen, 2003 yılının ilk saatlerinde, 6 aydır böbrek tedavisi için hastaneye gitmeye hazırlanırken kalp kriziyle hayata veda etti.
1998 yılında Kültür Bakanlığı'nca verilen Devlet Sanatçısı unvanını almıştır.
Ayşe Tütüncü
Ayşe Tütüncü, piyanist, müzisyen. 1983'te kurulan ve dört albüm yapan Mozaik grubunun üyesi.
Şarkıcı Sumru Ağıryürüyen ile birlikte “kadın şarkıları” söylediği bir konser programı da yapan Tütüncü, Bülent Ortaçgil, Yeni Türkü, Ezginin Günlüğü, Mehmet Güreli ve Bulutsuzluk Özlemi gibi grup ve müzisyenlerin albümlerinde yer aldı. 1995'ten itibaren şarkı yazarı-gitarist Bülent Somay’ın grubuyla çaldı.
Çeşitli kısa film müzikleri dışında Mehmet Güreli ile Vapurlar (1986), Serdar Ateşer ile Atıf Yılmaz'ın Bekle Dedim Gölgeye (1991) filmlerinin müziklerini yaptı. Ümit Kıvanç ve Bülent Ortaçgil ile Ordaaa Bir Şehir Var Uzak müzikalini (1994) hazırladı ve çeşitli oyun müziklerinden sonra Kumpanya Tiyatrosu için Kerem Kurdoğlu’nun Sahte Kimlikler 5/Asrın Entrikası oyununun müziğini (2000) yazdı.
1995'te kurduğu Piyano Perküsyon Grubu ile 1999'da Çeşitlemeler albümünü çıkardı ve bugüne değin yurtiçi ve yurtdışında çeşitli uluslararası festivallere katıldı.
1999 yılında Lawrence “Butch” Morris’in Conducting Improvisation Orchestra’sında (Yönetilen Doğaçlama Ork.) çaldı. 2002'de Donovan Mixon ile, Akın Eldes ile sahneye çıktı.
2004’ten bu yana Piyano Perküsyon Grubu’nun yanısıra yeni kurduğu Üçlü’süyle özellikle “iki nefesli ve bir piyano” için düzenlediği yeni bestelerini çalıyor. 2004’te Bodrum Hadigari Festivali ve Alanya Caz Günleri’ne katılan Üçlü 2005’te Panayır (EMI / Blue Note) albümünü çıkardı ve Prag Caz Açık Festivali’nde çaldı.
Ayşe Tütüncü özellikle yazılı müzik ile emprovize müzik arasındaki gerilimi dengeleyebilmek ve ikisine de uzanabilmek için ortada durmayı tercih eden bir çalışmayı tercih ediyor. 1995’ten bu yana sürdürdüğü “Piyano Perküsyon” projesinde doğaçlamaya açık serbest bölümleri olan besteler, uyarlamalar, çeşitlemeler yapıyor.

Oscar Peterson

Oscar Emmanuel Peterson, (d. 15 Ağustos 1925, Montreal – ö. 23 Aralık 2007, Toronto) Kanadalı piyanist, caz ustası, besteci.
Henüz beş yaşında trompet ve piyano çalmaya başladı. Yedi yaşındayken geçirdiği tüberküloz hastalığı nedeniyle babası tarafından piyanoya yönlendirildi. 1943'te Quebec'te bir halk dansları orkestrasında çalmaya başlayarak, bu bölgede bir orkestrada çalan ilk siyah müzisyen olan Peterson, 1949'da sürpriz bir davetle ABD'de çalınca ünü dünyada yayılmaya başladı.
Peterson’un jazz dünyası içine girişi, emprezaryo Norman Granz’la tanıştırılmasıyla başladı. Avrupa'da düzenli turnelere çıktı. Ella Fitzgerald'a uzun süre eşlik etti. "Dünyanın en çok tanınan Kanada'lısı" olarak bilinen Peterson, Louis Armstrong, Roy Eldridge, Nat King Cole, Dizzy Gillespie, Charlie Parker, Stan Gets, Ben Webster, Lester Young gibi caz dünyasının devleriyle birlikte çaldı.


Oscar Peterson gençliğinde
Cazdaki ustalığının dışında insancıl yönleriyle de tanınan Oscar Peterson, yaşamı boyunca ırkçılığa karşı da büyük mücadele verdi. Boogie-woogie, swing, bebop tarzlarının virtüözü haline geldi.
1993 yılında felç geçirerek sanatından uzak kalan sanatçı, bir süre sonra yeniden piyano klavyesinin başına döndü. Uluslararası dalda bir çok ödül kazandı, okul ve meydanlara adı verildi, üniversitelerde "doktorluk" titri ile onurlandırıldı.
60 yılı aşkın müzik yaşamında 200 kadar albüm çıkaran Peterson, böbrek yetmezliği nedeniyle yaşamını yitirdi.

1 yorum:

  1. Güroymak Faili PKK'lı Öldürüldü

    Bitlis Güroymak'ta 5 polis memurunu şehit edip 5 vatandaşın ölümüne neden olan PKK'lı terörist öldürüldü.

    YanıtlaSil