16 Ekim 2010 Cumartesi

CEMAATLER VE TARİKATLAR

CEMAATLER VE TARİKATLAR
 Geçmişe dönüp baktığımızda Tarikatların aktif bir durumda olduğunu, çalışma alanlarının insana ve İslam a yönelik olduğunu görmekteyiz. Bu tarikatlar iyiliği yaymayı, kötülüğü nehyetmeyi amaçlamış ve topluma yararlı fertler yetiştirmişlerdir. Tabiiyetini üstlendikleri  şakirdlerini olgun insan (kamil-i mürşid) seviyesine getirmek için çalışmışlardır. Bu şakirdler, mensubu bulundukları tarikatların ilke ve ideolojilerini en iyi şekilde yansıtmışlardır. Türklerin İslam ’ı kabulünden sonra, İslam’ın temel kaide ve prensiplerini diğer insanlara anlatmak için örgütlenmiş olan bu tarikatlar, aynı zamanda Anadolu nun Türkleşmesi ve İslamlaşmasında da aktif rol oynamışlardır. Aynı zamanda Osmanlı gibi devasa bir İmparatorluğun büyüyüp gelişmesinde ve yükselmesinde ciddi bir fonksiyon üstlenmişlerdir. Bu tarikatlar geniş bir hizmet ağı kurup, çalışmalarını da aynı paralelde yürütmüşlerdir. Anadolu ve Balkanlar da bulunan Hıristiyan, Musevii  azınlıklarla çeşitli münasebetlere girmiş, onlara İslam ın hakikatlerini öğretmişlerdir. Sanat, Bilim ve Felsefe alanında da ilerleme göstermiş olan bu tarikatlar, kültür mirasının devamında taşıyıcı bir görev üstlenmişlerdir. Toplum bu tarikatları maddi ve manevi yönden desteklemiş, onlarla iç içe olmaktan büyük haz almıştır. Bu tarikatların sayısı az olmasına rağmen birbirlerini destekler nitelikte bir yol izlemişler ve her daim tevazu ile hareket ederek birbirlerini yüceltmişlerdir. Tarihte bunun örnekleri mevcuttur.
          İzahını yaptığımız bu durum Osmanlı nın altın çağını bitirip gerileme dönemine girmesine kadar devam etmiştir. İmparatorlukta bozulma görülen birçok müessese gibi tarikatlarda da ciddi manada bozulmalar görülmüştür. Tarikatların ilkeleri değişmeye başlamış ve Tarikatlar içinde kırılmalar görülmüştür. Anadolu halkının safiyetinden yararlanmak isteyen birçok şahsi zihniyet kendi çapında tarikatlaşmaya başlamıştır. Bunun devamında Tarikatların sayısı büyük artış göstermiştir. Bu tarikatlaşma faaliyetleri ülkenin doğusu ağırlıklı olmak üzere Anadolu nun her yönüne yayılmıştır. Doğrusu şu anda Anadolu da faaliyet gösteren yüzlerce aktif Tarikat ve Cemaat vardı. Bunlar içinde gerçek manada güç sahibi olanlar vardır. Cemaatlerin ve Tarikatların bu şekilde çoğalması ve kanaat önderlerinin şahsi, pervasız davranışları Tarikatlar arası rekabete, sürtüşmeye ve sonunda büyük husumetlere   yol açmıştır. Bu durum İslam esaslarına aykırı olmasına rağmen duyarsızca devam ettirilmektedir. İslam ın en büyük hakikat olarak kabul ettiği hümanist, birleştirici unsurlar bu Cemaat ve Tarikatlar tarafından zedelenmektedir. Cemaat önderlerinin karşılıklı reddiyeleşmeleri ve hakarete varan restleşmeleri, bu gruplara mensup olan kişileri de fazlası ile etkilemektedir. Bu durum ciddi bir ilerleme kat etmiş ve nerede ise birbirlerini dinsizlikle, zındıklıkla suçlamaya başlamışlardır.
                 Cemaatler kendi mensuplarına dünya işlerinden uzak durmayı, avareliği ve meczupluğu hoş göstermeye çalışmışlardır. Kendi hazırladıkları kitapları ya da izinden gittiğini ifade ettikleri din büyüklerinin kitaplarını tek doğru olarak lanse etmişlerdir. Bunların birçoğu şekil itibarı ile gerici bir zihniyete hizmet etmeyi İslam esası olarak görmektedir. Bu Tarikat mensuplarına toplumdan farklı görüntü vermeleri ve  6.yy kıyafet, saç, sakal şekilleri ile hayatlarını sürdürmeleri öğretilmektedir. Zamanın siyasi ve ideolojik gruplar tarafından kullanılmaya başlanan bu Cemaatlerin birçoğu topluma kalıcı zararlar vermektedir. Kendilerini Cemaat önderi olarak gösteren, İslam dininden başka dinsel yada bilimsel hiçbir bilgiye sahip olmayan bu insanlar, kendi  egoları uğruna insanlığı ve İslamlığı büyük bir uçuruma taşımaktadır.Bu cemaat ve tarikatlar büyü bozma, nusha yapma, cin çıkarma, üfürme vs gibi birçok batıl inanç üzerinden para kazanmakta yada itibar elde etmektedir.Sadece hadis, kelam yada tefsir üzerinden çalışmalar yaparak kendi fikir ve kaidelerini meşru göstermekteler.Hatta bazı hadislere dayanarak tek cemaatin kıyamete dek kalacağını ifade ederler ve bu cemaat hep kendileri olmaktadır. Diğer cemaatler ise yanlış bir yol üzerinedir. Böylesi bir yozlaşma ve yobazlaşma içinde bulunan bu cemaatler geniş kitlelere hitap etmektedir.buda cemaatlerin nufuz sahibi olmalarını sağlamaktadır.Bu cemaatlerin ülke siyasetine yön verenler,çeşitli terör örgütlerini destekleyip kaynak sağlayanlar,halkı maddi ve manevi yönden sömürenleri mevcuttur.Bu cemaatler halkın saadeti ve refahı için değil, kendi menfaatleri için çalıştıkları gözle görünür gerçeklerdendir.
        Kendi keyfiyetleri doğrultusunda çalışan bu cemaatlerin , bu yy da ömürlerini tamamladıkları aşinadır.İnsanlar bu bilişim çağında her bilgiye ulaşabilmektedir.Dinsel bilgi gelişimini sağlayan Diyanet ve Yüksek İslam Akademileri mevcuttur.buralarda alanında ihtisas yapmış akademisyenler ,din alimleri vardır. Medreseden yetişme  , bilgi yoksunu, sahte şeyhlere, hocalara ,hacılara İslam aleminin ihtiyacı yoktur.Bu cemaatler ,tarikatlar vs gruplar derhal lağvedilmeli ve tekrar bir oluşum içine girme ihtimalleri ortadan kaldırılmalıdır.
                                                                                             Yazan:TOPRAK